Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “The two brothers look alike.”
Eşanlamlılar: similar
Zıt anlamlılar: different
/dɪˈstɪŋkt/
Örnek: “They have distinct roles in the team.”
Eşanlamlılar: sharp, clear, crisp
Zıt anlamlılar: indistinct
/seɪm/
Örnek: “We have the same book.”
Eşanlamlılar: corresponding, like, equivalent
Zıt anlamlılar: different, other, unequal
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.