Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “His response was deliberately ambiguous.”
Eşanlamlılar: enigmatic, ambivalent, equivocal
Zıt anlamlılar: unequivocal, univocal, unambiguous
Örnek: “The statement was an unequivocal rejection of the proposal.”
Eşanlamlılar: unambiguous, clear
Zıt anlamlılar: ambiguous, vague
Zarf
Örnek: “He unequivocally denied any involvement.”
Eşanlamlılar: unambiguously
Zıt anlamlılar: ambiguously
Örnek: “His response was deliberately equivocal.”
Eşanlamlılar: ambiguous, unclear
Zıt anlamlılar: explicit
/prɪˈværɪkeɪt/
Örnek: “He began to prevaricate when questioned.”
Eşanlamlılar: palter, equivocate, tergiversate
/ɪˈkwɪvəkeɪt/
Örnek: “Don’t equivocate—answer directly.”
Eşanlamlılar: prevaricate, palter, tergiversate
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.