Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Fiil
Örnek: “The priest blessed the couple.”
Eşanlamlılar: give a blessing
İsim
Örnek: “The flood was a calamity for the village.”
Eşanlamlılar: disaster, catastrophe
Zıt anlamlılar: blessing
Sıfat
Örnek: “She grew up in a privileged environment.”
Eşanlamlılar: advantaged, favored
Zıt anlamlılar: underprivileged, disadvantaged
Ünlem
Örnek: “Damn, I forgot my keys again.”
Eşanlamlılar: curse
Zıt anlamlılar: bless
Örnek: “Unemployment is rising in some regions.”
Eşanlamlılar: joblessness
Zıt anlamlılar: employment
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.