Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
İsim
Örnek: “He apologized for the imposition.”
Eşanlamlılar: burden, intrusion
Zıt anlamlılar: favor, relief
Örnek: “Excess regulation became an encumbrance to innovation.”
Eşanlamlılar: burden, hindrance
Zıt anlamlılar: aid, advantage
Fiil
Örnek: “The new software should ease your workload.”
Eşanlamlılar: relieve, comfort
Zıt anlamlılar: worsen, strain
Sıfat
Örnek: “He felt unencumbered by deadlines after leaving the role.”
Eşanlamlılar: unburdened
Zıt anlamlılar: burdened
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.