Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Fiil
Örnek: “The data contradicts the theory.”
Eşanlamlılar: oppose
Zıt anlamlılar: support
Örnek: “She embodies courage.”
Eşanlamlılar: represent, express
Zıt anlamlılar: contradict
İsim
Örnek: “This theory begins with a simple axiom.”
Eşanlamlılar: principle, truth
Zıt anlamlılar: contradiction
Örnek: “He denied taking the money.”
Eşanlamlılar: refuse, reject
Zıt anlamlılar: admit, accept
Zarf
Örnek: “Paradoxically, strict rules can increase creativity.”
Eşanlamlılar: ironically
Zıt anlamlılar: predictably
Örnek: “The interrogation revealed contradictions in his story.”
Eşanlamlılar: questioning
Sıfat
Örnek: “Success had a paradoxical effect.”
Eşanlamlılar: contradictory, ironic
Zıt anlamlılar: logical
Örnek: “It’s a paradox that more options can make decisions harder.”
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.