Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
İsim
Örnek: “The ruling was seen as a vindication of her long campaign.”
Eşanlamlılar: justification, exoneration
Zıt anlamlılar: condemnation, disproof
Zarf
Örnek: “He defended the idea fanatically, refusing any criticism.”
Eşanlamlılar: obsessively, extremely
Zıt anlamlılar: moderately, reasonably
Örnek: “She unwaveringly defended her principles.”
Eşanlamlılar: steadfastly
Zıt anlamlılar: hesitantly
/ˈdʒʌstɪfaɪ/
Örnek: “Can you justify the decision?”
Eşanlamlılar: free, absolve, vindicate
Zıt anlamlılar: fault, blame
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.