Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
İsim
Örnek: “The main disadvantage is the price.”
Eşanlamlılar: drawback
Zıt anlamlılar: advantage
Örnek: “Good English is an advantage.”
Eşanlamlılar: benefit, plus
Zıt anlamlılar: disadvantage
Sıfat
Örnek: “She grew up in a privileged environment.”
Eşanlamlılar: advantaged, favored
Zıt anlamlılar: underprivileged, disadvantaged
Edat
Örnek: “The main plus of this phone is the battery life.”
Eşanlamlılar: advantage, added to
Zıt anlamlılar: minus, disadvantage
Zarf
Örnek: “Cutting corners can detrimentally affect quality.”
Eşanlamlılar: harmfully
Zıt anlamlılar: beneficially
Örnek: “It’s advantageous to negotiate before signing.”
Eşanlamlılar: beneficial
Zıt anlamlılar: disadvantageous
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.