Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “The camera has a telescopic lens.”
Eşanlamlılar: extendable, magnifying
Zıt anlamlılar: fixed, ordinary
Zarf
Örnek: “The room was exotically decorated with rare fabrics.”
Eşanlamlılar: unusually, distinctively
Zıt anlamlılar: plainly, ordinarily
İsim
Örnek: “The museum displayed a relic from ancient times.”
Eşanlamlılar: artifact
Örnek: “The plane appeared on the radar.”
Örnek: “This is an ancient city.”
Eşanlamlılar: very old
Zıt anlamlılar: modern
Örnek: “He works in a remote team.”
Eşanlamlılar: distant
Zıt anlamlılar: near
Örnek: “The ball is in the middle.”
Eşanlamlılar: center
Zıt anlamlılar: edge
Örnek: “The shop is further down the street.”
Eşanlamlılar: farther
Zıt anlamlılar: nearer
Örnek: “The airport is far.”
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.