Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “There was something deeply unsettling about the silence in the house.”
Eşanlamlılar: disturbing, disquieting
Zıt anlamlılar: comforting, reassuring
Örnek: “She was upset after the argument.”
Eşanlamlılar: sad, disturbed
Zıt anlamlılar: calm, happy
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.