Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “The report is deficient in evidence.”
Eşanlamlılar: lacking, inadequate
Zıt anlamlılar: sufficient
İsim
Örnek: “The garden has an abundance of flowers.”
Eşanlamlılar: plenty, wealth
Zıt anlamlılar: scarcity
Zarf
Örnek: “The report was deficiently researched and poorly argued.”
Eşanlamlılar: inadequately, insufficiently
Zıt anlamlılar: thoroughly, competently
Örnek: “Try to set aside preconceptions and look at the data.”
Eşanlamlılar: bias
Zıt anlamlılar: open-mindedness
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.