Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
İsim
Örnek: “The victory created euphoria.”
Eşanlamlılar: joy, excitement
Zıt anlamlılar: despair
Örnek: “The race gave him a rush of adrenaline.”
Eşanlamlılar: stress hormone, rush
Zıt anlamlılar: calm
Ünlem
Örnek: “Gee, that was a close call.”
Eşanlamlılar: wow, gosh
Zıt anlamlılar:
Zarf
Örnek: “The crowd cheered exuberantly after the victory.”
Eşanlamlılar: enthusiastically, joyfully
Zıt anlamlılar: quietly, sadly
Örnek: “Investors reacted euphorically to the unexpected results.”
Eşanlamlılar: ecstatically
Zıt anlamlılar: gloomily
Örnek: “She spoke ecstatically about the opportunity.”
Eşanlamlılar: joyfully
Zıt anlamlılar: miserably
Örnek: “His comment caused a public furor.”
Eşanlamlılar: uproar
Sıfat
Örnek: “The movie is exciting.”
Eşanlamlılar: interesting
Zıt anlamlılar: boring
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.