Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “The watch looked expensive, but it was fake.”
Eşanlamlılar: false, not real
Zıt anlamlılar: real, genuine
Örnek: “The room was a veritable museum.”
Eşanlamlılar: true, real
Zıt anlamlılar: fake
Fiil
Örnek: “He tried to feign surprise.”
Eşanlamlılar: pretend, fake
Zıt anlamlılar: reveal
Örnek: “The website gave bogus information.”
Eşanlamlılar: fake, false
Zıt anlamlılar: real
Zarf
Örnek: “She can infallibly spot a fake.”
Eşanlamlılar: perfectly, unfailingly
Zıt anlamlılar: mistakenly, imperfectly
Örnek: “Is this story real?”
Eşanlamlılar: true
İsim
Örnek: “The brand’s authenticity depends on actions, not slogans.”
Eşanlamlılar: genuineness
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.