Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Fiil
Örnek: “He likes to indulge in chocolate.”
Eşanlamlılar: treat, allow
Zıt anlamlılar: deny
İsim
Örnek: “Chocolate is my one small indulgence.”
Eşanlamlılar: luxury, leniency
Zıt anlamlılar: restraint, discipline
Zarf
Örnek: “The teacher smiled indulgently at the child’s imagination.”
Eşanlamlılar: leniently, tolerantly
Zıt anlamlılar: strictly, severely
Örnek: “Success often requires sacrifice.”
Eşanlamlılar: give up, offering
Zıt anlamlılar: gain, self-indulgence
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.