Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “The court imposed punitive measures.”
Eşanlamlılar: punishing, disciplinary
Zıt anlamlılar: forgiving
İsim
Örnek: “He had to pay a fine for parking there.”
Eşanlamlılar: penalty, good
Zıt anlamlılar: bad, reward
Fiil
Örnek: “Pardon, can you repeat?”
Eşanlamlılar: excuse
Zıt anlamlılar: punishment
/ɪnˈkɔːrɪdʒəbəl/
Örnek: “He is an incorrigible optimist.”
Eşanlamlılar: depraved, delinquent, uncontrollable
Zıt anlamlılar: corrigible
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.