Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Sıfat
Örnek: “This bird is rare in our area.”
Eşanlamlılar: uncommon, unusual
Zıt anlamlılar: common, frequent
Zarf
Örnek: “Ordinarily, the office closes at six.”
Eşanlamlılar: normally, usually
Zıt anlamlılar: abnormally, rarely
Örnek: “The room was exotically decorated with rare fabrics.”
Eşanlamlılar: unusually, distinctively
Zıt anlamlılar: plainly, ordinarily
İsim
Örnek: “He accepted defeat with rare magnanimity.”
Eşanlamlılar: generosity, nobility
Zıt anlamlılar: pettiness, meanness
Örnek: “This is a common mistake among beginners.”
Eşanlamlılar: usual, shared
Zıt anlamlılar: rare, uncommon
Örnek: “We often go there on weekends.”
Eşanlamlılar: frequently
Zıt anlamlılar: rarely
Örnek: “A catastrophic failure is rare, but we must design for it.”
Eşanlamlılar: disastrous
Zıt anlamlılar: manageable
Örnek: “She writes prolifically and publishes every year.”
Eşanlamlılar: productively
Örnek: “English is widely used.”
Eşanlamlılar: commonly
Örnek: “I mostly drink water.”
Eşanlamlılar: mainly
Örnek: “I mainly work from home.”
Eşanlamlılar: mostly
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.