Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Fiil
Örnek: “You can rely on her in difficult situations.”
Eşanlamlılar: depend, trust
Zıt anlamlılar: doubt
Sıfat
Örnek: “The room had an austere design.”
Eşanlamlılar: plain, severe
Zıt anlamlılar: luxurious
Zarf
Örnek: “I wholly agree with you.”
Eşanlamlılar: completely, entirely
Zıt anlamlılar: partly
Örnek: “The teacher rebuked the student.”
Eşanlamlılar: criticize, scold
Zıt anlamlılar: praise
Örnek: “Embed the video on the website.”
Eşanlamlılar: insert, place inside
Zıt anlamlılar: remove
Örnek: “The result is dependent on the data.”
Eşanlamlılar: reliant, controlled by
Zıt anlamlılar: independent
Örnek: “Ordinarily, the office closes at six.”
Eşanlamlılar: normally, usually
Zıt anlamlılar: abnormally, rarely
Örnek: “Sales improved only marginally.”
Eşanlamlılar: slightly, barely
Zıt anlamlılar: substantially, greatly
Örnek: “The box was insecurely tied.”
Eşanlamlılar: uncertainly, unsafely
Zıt anlamlılar: securely, confidently
Örnek: “The project has grown enormously in the past year.”
Eşanlamlılar: greatly, massively
Zıt anlamlılar: slightly, barely
Örnek: “I fully understand your idea.”
Eşanlamlılar: completely
İsim
Örnek: “Many families rely on subsistence farming.”
Eşanlamlılar: livelihood, survival
Zıt anlamlılar: luxury, abundance
Örnek: “The road is notoriously dangerous in winter.”
Eşanlamlılar: famously, infamously
Zıt anlamlılar: obscurely, respectably
Örnek: “The teacher smiled indulgently at the child’s imagination.”
Eşanlamlılar: leniently, tolerantly
Zıt anlamlılar: strictly, severely
Örnek: “Budget cuts left the project severely constrained.”
Eşanlamlılar: restricted, limited
Zıt anlamlılar: free, unrestricted
Örnek: “We often go there on weekends.”
Eşanlamlılar: frequently
Zıt anlamlılar: rarely
Örnek: “The process was stultifyingly rigid and killed initiative.”
Eşanlamlılar: oppressively
Zıt anlamlılar: liberatingly
Örnek: “She answered sarcastically, which made things worse.”
Eşanlamlılar: ironically
Zıt anlamlılar: sincerely
Örnek: “She has an inexhaustible curiosity about people.”
Eşanlamlılar: boundless
Zıt anlamlılar: limited
Örnek: “She writes prolifically and publishes every year.”
Eşanlamlılar: productively
Örnek: “This is a wooden chair.”
Örnek: “English is widely used.”
Eşanlamlılar: commonly
Örnek: “I simply don’t know.”
Eşanlamlılar: just
Örnek: “I mostly drink water.”
Eşanlamlılar: mainly
Örnek: “I mainly work from home.”
Eşanlamlılar: mostly
Örnek: “I can hardly hear you.”
Eşanlamlılar: barely
Zıt anlamlılar: easily
Örnek: “He acted hypocritically.”
Eşanlamlılar: insincerely
Zıt anlamlılar: honestly
Örnek: “I trust my team.”
Eşanlamlılar: believe, rely
Örnek: “It depends on the weather.”
Eşanlamlılar: rely
Zıt anlamlılar: ignore
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.