Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
İsim
Örnek: “She spoke with deep conviction.”
Eşanlamlılar: belief, certainty
Zıt anlamlılar: doubt, uncertainty
Fiil
Örnek: “I doubt that he will come on time.”
Eşanlamlılar: question, uncertainty
Zıt anlamlılar: trust, certainty
Sıfat
Örnek: “I am certain about it.”
Eşanlamlılar: sure
Zıt anlamlılar: uncertain
Örnek: “She felt ambivalence about the decision.”
Eşanlamlılar: uncertainty, conflict
Zıt anlamlılar: certainty
Örnek: “Uncertainty is inherent in innovative work.”
Eşanlamlılar: intrinsic, implicit, intrinsical
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.