Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
Edat
Örnek: “Unlike you, I don’t drive.”
Eşanlamlılar: different from
Zıt anlamlılar: like
Sıfat
Örnek: “He is prone to mistakes.”
Eşanlamlılar: likely, inclined
Zıt anlamlılar: unlikely
Fiil
Örnek: “I wish you a happy birthday.”
Eşanlamlılar: hope, want
Zıt anlamlılar: dislike
Örnek: “The negotiations got off to an unpromising start.”
Eşanlamlılar: discouraging, bleak
Zıt anlamlılar: promising, hopeful
Örnek: “It is likely to rain today.”
Eşanlamlılar: probable
Örnek: “The area is safe at night.”
Eşanlamlılar: secure
Zıt anlamlılar: dangerous
/ˈdɪfrənt/
Örnek: “These two words are different.”
Eşanlamlılar: distinct, disparate, contrary
Zıt anlamlılar: like, similar, same
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.