Blog
Android cihazında İngilizce pratiği yap.
İsim
Örnek: “Public transport is cheap.”
Eşanlamlılar: vehicle system
Zıt anlamlılar: walking
Örnek: “We walk on the path.”
Eşanlamlılar: way, trail
Zıt anlamlılar: wall
Örnek: “We walk in the park.”
Eşanlamlılar: garden
Zıt anlamlılar: street
Örnek: “My leg is strong.”
Eşanlamlılar: limb
Zıt anlamlılar: arm
Örnek: “The toy is on the floor.”
Eşanlamlılar: ground
Zıt anlamlılar: ceiling
Sıfat
Örnek: “The writing felt pedestrian and predictable.”
Eşanlamlılar: ordinary, walker
Zıt anlamlılar: imaginative, remarkable
Örnek: “He gave a disdainful look and walked away.”
Eşanlamlılar: contemptuous, scornful
Zıt anlamlılar: respectful, admiring
Örnek: “The old man walked with a cane.”
Eşanlamlılar: stick, walking staff
Zıt anlamlılar:
Fiil
Örnek: “My legs ache after the long walk.”
Eşanlamlılar: hurt, pain
Zıt anlamlılar: feel fine
Örnek: “I jog in the park every morning.”
Eşanlamlılar: run slowly
Zıt anlamlılar: walk
Örnek: “Public transportation is cheap in this city.”
Eşanlamlılar: travel system, transit
Örnek: “We walked on the sandy beach.”
Eşanlamlılar: full of sand
Zıt anlamlılar: rocky
Örnek: “Can you drive a car?”
Eşanlamlılar: operate, travel by car
Örnek: “Walking is part of my daily routine.”
Eşanlamlılar: everyday
Zıt anlamlılar: weekly
Örnek: “He found a dime on the sidewalk.”
Eşanlamlılar: coin
Örnek: “We took a walking tour of the old city.”
Eşanlamlılar: trip, guided visit
Zıt anlamlılar: stay
Örnek: “We walked for nearly a mile.”
Eşanlamlılar: distance unit
Örnek: “He began to limp after the match.”
Eşanlamlılar: walk unevenly
Zıt anlamlılar: walk normally
Edat
Örnek: “We walked along the river.”
Eşanlamlılar: beside
Zıt anlamlılar: away from
Örnek: “We walked along the ridge at sunset.”
Eşanlamlılar: crest
Örnek: “He was drunk and couldn’t walk straight.”
Eşanlamlılar: intoxicated
Zıt anlamlılar: sober
Örnek: “It is warm today, so we can walk outside.”
Eşanlamlılar: mild
Zıt anlamlılar: cold
Örnek: “We walked through the valley.”
Örnek: “Walk toward the door.”
Eşanlamlılar: to
Örnek: “We go hiking on Sundays.”
Eşanlamlılar: walking trip
Örnek: “We walked through the park.”
Eşanlamlılar: across
Zıt anlamlılar: around
/ɪnˈsted/
Örnek: “Let’s walk instead of taking a taxi.”
Eşanlamlılar: alternatively, or else, as an alternative
Yeni öğrendiklerinle bir soruyu cevapla ve önerilen düzeltmeyi al.
Doğal konuşun ve İngilizce konuşma seviyenizi A1’den C2’ye keşfedin.